6/3/2006 - AnLataBiLseyDim
kelimeler boğazımda düğümlenmeseydi,anlatabilseydim seni... gözlerimden coşmasaydı gözyaşlarım anlatabilseydim... duvarlar girmeseydi aramıza,veysel gibi dönüp gitmeseydim...
anlatabilseydim sana olan muhabbetimi...kelimeler kifayetsiz kalırdı. susmak konuşmaktan daha iyi anlatıyor duygularımı,sustum...sana anlatmak istediğim çok şey vardı,görenler kendi kendine konuşuyor sandı. oysa ben kapına gelmişken içimi dökmeden dönüp gidemezdim.
yılların biriktirdiği bir hasret yükü varken omuzlarımda,o yükle geriye dönemezdim...kapını çalıp bulamayınca geri dönmeye gücüm yetmedi.yığıldım kapına yoksanda,hiç gelmeyeceksende ve ben bunu bilsemde kapında seni bekledim.medine sıcağında çatlasada dudaklar adını sayıklamak aşıkların karı...acılar içinde kıvransada insan ateş-i aşkından, yollara vurup kendini, kapını çalmak bile hafifletiyor inan hasretinin acısını.
anlatabilseydim eğer ,sana ümmetinin halini anlatacaktım...vazgeçtim....
onun yerine sana sevgimi anlattım,özlemimi döktüm satırlara dilim döndüğünce...dünya zindanında işkence maduru oluşumu anlattım.
yokluğuna sessiz ağıtlar yaktım hep...kimse duymadı...
ben siyer kitaplarının sonunu hiç okumadım...bana veda edişine hiç dayanamadım...o yüzden siyer kitaplarımın son sayfaları yıpranmadı hiç....
|